sandworm | anasayfaya dön

İzleniyorsun!

2025-11-23

21. yüzyıl, günlük yaşamlarımızın bıraktığı her veri kırıntısını tarayan izleme ekonomisinin altyapısı ile şekillenmiş durumda. Bu veri parçaları; ilgimize muhtaç reklamcılara kiralanan, soruşturma yapan devletlerle paylaşılan ve şüpheli veri tüccarlarına satılan; bizlere dair özel profiller oluşturmak için toplanıp birleştiriliyor.

Dijital ürünlerimiz bize çalışmayı bırakmış halde. Bunun yerine artık bizler, bilinçsizce, onlar için çalışıyoruz. Değerlendiriliyor, profilleniyor, normalde yapmayacağımız davranışları yapmaya programlanıyoruz.

Saklayacak hiçbir şeyi olmamayı bir yana bırakın; her bireyin internet üzerindeki etkinliği inanılmaz derecede rağbet gören bir ürüne dönüştü. Verilerimiz, petrolden daha değerli bir endüstri haline getirildi1. Ve bu bize karşı kullanılıyor. İlgimizi, paramızı ve oylarımızı çekmek için; bir sonraki adımımızı hesaplamak için ve hareketlerimizi etkilemek için.

Bilgi güç ise ve bilgilerimiz üzerindeki kontrolü kaybetmişsek elimizde başka ne kalır?

İnternet, bir zamanlar sınırı olmayan bir imkanlar ufkuna benzerdi. Sadece kâr amacı gütmeyen, yeni bağların oluştuğu, farklı deneyimlerin oluşturulduğu bir alandı.

Bugünün interneti ise çok başka bir görüntü sergiliyor - kişisel hayatımıza dair her detayı yakıt edinen izleme ekonomisinin destekçileri tarafından tutsak edilmiş durumda. Ama şirketler, veri toplamalarının amacının ürünlerini iyileştirmek olduğunu söylediği ve bu durum kolayımıza geldiği için tüm bunları görmezden gelip, kanunların bunu düzene getirmesine güvenip geçiyoruz.

Lakin devletler denetleme ve düzenlemede fazlasıyla geride kaldı. Hatta çoğu devlet milli güvenlik adı altında insanlar arasında iletişimi dinleyerek, şirketlerin veri depolarını açmalarına zorlayarak, sosyal kredi sistemleri tasarlayarak, yüz tanıma programları geliştirerek kendi izleme kampanyalarını başlattı. Bunun sonucu olarak kanuna uyan vatandaşları dahi sebepsiz yere şüpheli bireylere dönüştürdüler.

Verilerimiz üzerindeki kontrolü kaybedişimiz bir kartopu etkisi yarattı. Bu durumun çoğunluğu bizim bilgimiz ya da rızamız olmadan ortaya çıktı - yine de bu sorun, bireysel ve toplumsal olarak hepimizi ilgilendiriyor.

Birkaç parça veriden ziyade, bizim asıl kaybettiğimiz özgürlüğümüzden başka bir şey değildir. Bir toplumun gelişmesi fikirlerin baskı olmaksızın ifade edilebilmesine bağlıdır. Sürekli izleme ve denetleme, düşüncelerimizi ve kendimizi seçici olarak açabilme imkânını yok eder. Bizi bireysellik ve farklılıktan ziyade uyum ve boyun eğmeye teşvik eder. Söylediğimiz her kelimenin ve her eylemimizin kaydedildiğinin farkında oluşumuz bizleri eleştirel düşünme, hak arama, yeni fikirler deneme ve gelişme kabiliyetlerimizi köreltir.

Belki de kişisel olarak ayrımcılık görmemiş, hedef alınmamış, hacklenmemiş olabiliriz. Ama her şeyin bir düğme ile değişebildiği bu günde, sahip olduğumuz haklarımız kesinlik altında değil. Ve haklarımızın kıymetini bilmedikçe, zaten tehdit altında olan insanlar daha da büyük zarar görüyor; gazeteciler, azınlıklar, aktivistler...

Maruz kaldığımız küresel izleme ve takip toplumundan kurtulmak gibi bir seçeneğimiz yok. Ama bu toplum kendi kendini de düzeltemez.

Yapabileceğimiz şey ise bize bir miktar kontrolü geri verecek dijital aletler kullanmak, bir ideale sahip olmak, bu ideali paylaşmaktır. Gizliliğin sözde güvenlik için takas edilebilecek bir şey olmadığını göstermek, ve değerini tanımaktır.

Dünya çapında artan bir miktarda insanlar ve topluluklar, mevcut durumu değiştirmek için birleşiyor; haklarını savunmak, savunamayanları korumak için. Veri ekonomisine direnmek, sahip olduğu gücü suistimal edenleri sorumlu tutmak için. Ve insanı merkez alan bir internet, ve izlemeden uzak bir gelecek adına mücadeleye devam etmek için.


1

Verilerinizin değeri nedir?: https://proton.me/blog/what-is-your-data-worth